Çocuklarda Ekran Bağımlılığı ve Zararları

Çocuklarda Ekran Bağımlılığı ve Zararları

Ekran Bağımlılığı&Zararları
Çocuğum ekran karşısında ne kadar kalırsa tehlikeli? Bu gün bu soruya cevap vermeye çalışacağız.

Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, yeni bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Eskiden çocuğumuzu sadece sigara, alkol gibi zararlılardan korumak zorundayken; artık “masum” görünen bir zararlı daha tanımlandı. Ekran yani; televizyon, tablet, bilgisayar, akıllı telefonlardan bahsediyoruz. Eskiden olduğu gibi, ailece başına oturup akşamları birkaç saat televizyon izlemek değil bu. Pek çok çocuğumuzun saatlerce baktığı, katıldığı sanal bir dünya. Gerçeklikten kopuk, zamanın ve mekanın doğal olanından bambaşka aktığı bir alem. Boyutlar hızla büyüyor ya da küçülüyor, biraz önce doğan bebek 30 dakika sonra 3 yaşına geliyor, ölenler diriliyor vb. Bir bebeğin-çocuğun anlayamayacağı sanal bir dünya. Anlayamıyor ama; zihin dünyası bu tuhaflığa göre şekilleniyor. Ekran başında geçirilen süre uzadıkça, beynimizin korteks tabakasının inceldiği gösterildi. Bu tabaka bütün entellektüel görevleri yapan bölge. Yani okuma, yazma, öğrenme, duygular ve sanatsal faaliyetler. Hatta konuşma ve iletişim. Geriye ne kaldı diyebilirsiniz. Geriye kalanlar da bozulabiliyor. Ama oraya girmeyeceğim.

Ekran başında uzun saatler geçiren bir çocuğun beyninde nörotransmitter dediğimiz bazı kimyasallar salgılanıyor. Ve zamanla yüksek düzeylere ulaşıyor. Bunlar çocuğu, o anda mutlu eden maddeler. Ancak süreç uzadıkça yetersiz gelmeye başlıyor. Dozu artırmak gerekiyor. Size neyi hayırlattı bu!! Bu noktada engellemeyle karşılaşırsa sinirlenme, öfke nöbetleri ve başka şeylerden zevk alamama başlıyor. Ekran bağımlılığının konuşmanın gecikmesi, öğrenme güçlükleri, davranış bozuklukları, otizm benzeri sendromlar, obezite ve kalp hastalıkları gibi sonuçları da var.
Peki çocuklarımız bu durumlara nasıl sürükleniyor? Sorun bu boyutlara nasıl ulaşıyor? Hiç bir anne-baba buna bilerek izin vermez. Ama dedik ya “masum görünen” zararlı diye. Başlarda zararsız gibi görünen bir şey, aylar yıllar içinde çocuğu, çok kötü bir duruma getirebiliyor.

Sevgili ebeveynler şimdi “ne yapmalıyız” konusuna gelmek istiyorum. Çünkü biliyorsunuz ki benim yazılarımdaki amacım; anne-babalarımızı bilgilendirmek ve çocuklarımızı hastalıklardan korumak. İki çeşit ekran başındalık tarifleniyor. İlkinde; bebeği-çocuğu tek başına ekran başında bıraktığımız; oyalansın, beni rahat bıraksın, rahatsız etmesin denilen veya yemek yesin-sussun diye yapılan türü. Bu çok kötü. Diğeri ise birlikte oturup saatlerce televizyon izleme ya da sanal oyun oynama. Bu da iyi sayılmaz ama diğerinden daha az zararlı. Bunları da söyledikten sonra önerilerimiz:
Çocuğunuzu iki yaşına kadar hiç bir şekilde ekran başına geçirmeyin. Akıllı telefon ya da her neyse. Çünkü bu dönemde ekrandan kazanacağı hiç bir şey yok. Hayatın ilk iki yılında, anne-babayla bire bir, göz göze canlı ve aktif bir iletişim gereklidir. Sesimizle, mimiklerimizle ve vücut dilimizle iletişim kurmalıyız.
2-5 yaş arasında 30-60 dk ile sınırlı; yüksek kaliteli çocuk programı şeklinde, anne&babanın beraber olduğu ve çocuğa açıklamalarda bulunduğu bir izlemeye onay veriliyor.

6 yaşından sonra ise günde 1-2 saati geçmeyecek şekilde kaliteli içerikli ve ebeveyn eşliğinde ekrana izin veriliyor.

Daha büyük çocuklarda da günde 2 saat geçerli olup, içeriğe çok dikkat edilmelidir. Çocuk fiziksel aktivite, uyku-oyun gibi şeylerden mahrum kalmamalıdır. Yemek yerken, yatak odasında, belli aktiviteler( eğitici ve oyun içerikli) yapılırken ortamda ekran olmamalı.

Değerli anne-babalar; bir evde şeker hastası varsa, eve tatlı alıp sen yeme diyemezsiniz. Bebeğiniz varsa lütfen televizyonu açmayın, bilgisayar-tabletten oyun oynamayın. Bebeğiniz büyüyene kadar dikkat edin. Onunla birebir vakit geçirin. Oturup oyun oynayın. Yukarıda belirttiğimiz sınırlarda ekrana izin verin. Sağlıkla kalın.

© 2018 Uzm.Dr.Ferruh Baş. All Rights Reserved. Designed By Green White SEO

Search