Çocuklarda Yaz Hastalıkları

Sevgili anne babalar, nihayet en sevdiğimiz mevsim başladı. Okullar kapandı. Artık kapalı ortamlara hapsolmak zorunda değiliz. Hem biz hem de miniklerimiz, dışarı çıkmaya can atıyoruz. Bu güzel mevsimin sizi üzmemesi için bazı tavsiyelerim olacak. Biz bunlara yaz hastalıkları diyoruz.

Güneş yanıkları ve güneş çarpması: Derileri bizden kat kat ince olan bebeklerimiz-çocuklarımız güneş ışınlarına karşı çok duyarlıdır. Özellikle açık tenli, sarışın-beyaz renkli olanlar güneşe daha hassastır. Güneşin tepede olduğu saatlerde uzun süre dışarıda kalınması güneş yanığı ile sonuçlanabilir. D vitamini için ayrılacak sürenin dışında; saat 11:00 ile 16:00 arasında güneş altında kalmayın. Mümkünse kapalı ortamda bulunun. Ya da en azından gölgede olun. Çocuğunuza onu sıkmayan-bol, pamuklu, rahat kıyafetler giydirin. Bol bol su içmesini sağlayın. Dışarıya çıkmadan yarım saat önce güneş koruyucu krem sürün. Güneş çarpması çok tehlikeli bir hastalıktır. Sıcağı fark etmeyip, uzun süre güneşte kalmaya bağlı olarak vücut ısınır, su kaybeder. Sodyum, potasyum, klor gibi elementlerin artışı olur. Kan yoğunlaşabilir. Buna bağlı olarak baş ağrısı, halsizlik, bitkinlik, bulantı, kusma, kas krampları, huzursuzluk, çarpıntı, şuur değişikliği olabilir. Bunların (bazılarının)olması durumunda hemen serin bir yere geçip çocuğunuza su verin. Islak kompres uygulayın. Rahatlamazsa sağlık kuruluşuna başvurun. Bilinç bulanıklığı varsa ambulans çağırın.

Kusma ve yaz ishalleri: Havaların ısınmasıyla gıdaların bozulması da hızlanır. Kısa süre dışarıda kalmış gıdalarda bile hızla üremeler olabilir ve bunlar mide barsak sistemimizi bozar. Ayrıca yazın ortak kullanılan havuzlar ciddi risk oluşturur. Zira çocukların kullandığı havuzlarda ne kadar dikkatli olunsa da E. Coli tarzı bakteriler ve ishal yapan virüsler bolca üreyebilir. Tatil vesilesiyle dışarıda besin tüketimi de bir risk oluşturur. Zira evde hazırlanan gıdalar kadar temiz olmayabiliyor. Yukarıdaki yollardan biriyle alınan mikroplar kusma ve ishale yol açar. Aslında kusma, vücuda alınan kirli gıdayı atarak ondan kurtulma cevabıdır. Aynı şekilde ishal de bir bağışıklık yanıtıdır. Ancak uzaması durumunda ciddi tehlikelere yol açabilirler. Vücuttan sıvı kaybı, elektrolit bozukluğu, kanda yoğunlaşma gibi komplikasyonları olabilir. O nedenle ciddiye alınmalıdır. Çocuğa bol bol kaynatılmış-soğumuş su içirin. Yoğurt, tuzlu ayran, muz, haşlanmış patates, şeftali, nane limon çayı, pirinç lapası, yağsız makarna vermeye çalışın. Et, süt, balık, tavuk eti vb. yağlı gıdalara ara verin. Hiçbir şekilde ağızdan beslenemiyor, kusuyorsa veya ishal şiddetliyse doktora başvurmalısınız. Serum vermek gerekebilir.

Konjuktivit ve dış kulak yolu enfeksiyonları:  Bu iki hastalık özellikle kirli havuzlardan bulaşır. Konjuktivit göz iltihabıdır. Gözde kızarıklık, ağrı, yanma, akıntı-çapaklanma olur. Tedavide etkene göre antibiyotikli damlalar vb. gerekebilir. Benzer şekilde dış kulak yolunda da iltihap olabilir. Bu durumda kulaktan kirli, kötü kokulu bir akıntı ve ağrı olur. Bunlardan korunmanın yolu mümkün olduğunca havuz değil, denizi tercih etmelisiniz.

İdrar yolu enfeksiyonu: Sıklıkla havuzlardan bulaşır. Islak mayoyla uzun süre kalma, kızlarda bacaklarını açarak suda ya da su kenarında oyun oynama rol oynar. Havuzdan! hemen sonra duş alınmasını öneriyorum. Çocuğunuz sudan (deniz-havuz) çıktıktan sonra ıslakları çıkarıp kuru kıyafetler giydirin. Bol su içirin. Böbrekleri en iyi çalıştıran şey sudur. Eğer idrar yaparken yanma-ağrı, idrarda renk değişikliği-kötü koku, sık idrara çıkma, yüksek ateş varsa oyalanmadan doktora başvurun. İdrar yolu enfeksiyonlarında böbrek hasarı riski olduğu için ciddiye alınmalıdır.

İsilik (miliaria): Sıcağa bağlı olarak ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Sebebi, aşırı sıcak-nem sonucu terlemeye bağlı olarak ter bezlerinin deriye açılan ağızlarının kapanması ve bunun sonucunda ter bezlerinin şişip kızarmasıdır. Kırmızı noktacıklar-kabartılar şeklinde kendini gösterir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda daha sık görülür. Rahat-bol, pamuklu, ince kıyafetler giydirilmesi görülme sıklığını azaltır. Sentetik ve dar kıyafetler giydirilmemelidir! Ayrıca düzenli banyo yaptırılması ter bezi gözeneklerini açık tutacağı için hastalığın gelişimini önler. Parfüm, krem, losyon gibi kozmetik ürünler ters etki edebilir. Risk faktörü ortadan kalktıktan sonra 2-3 gün içinde düzelir.

Böcek, arı ve sinek sokmaları: Yaz tatillerinin bir başka sorunu da sinek-böcek sokmaları. Genellikle sivrisinek, arı ve örümcek sokmaları ciddi komplikasyon oluşturmaz. Ancak çocuğunuz alerjikse sonuç ciddi olabilir. Bu durumda hemen doktora başvurmalısınız. Sivrisinek, arı  ya da örümcek sokmalarında o bölgeyi yıkayın. Arı sokması ise iğnesinin kalıp kalmadığını kontrol edin; kaldıysa çıkarılmalıdır. Sokulan yere rahatlatıcı, ağrıyı azaltan şişlik ve kızarıklığı önlemeye yarayan jellerden sürülebilir. Arı sokmalarında bölgeye soğuk uygulama iyi gelecektir. Reaksiyon fazlaysa ağrı, kaşıntı ve şişliğe karşı antihistaminik-ağrı kesici şuruplar verilebilir. Bu arada korunma amaçlı cilde sürülen böcek kovucuları ve kimyasal içeren sprey-tablet tarzı cihazları küçük çocuklarda önermiyorum. Bunların bazılarında 2 yaş, bazılarında ise 8 yaş sınırı bulunuyor. Sağlıkla kalın.

© 2018 Uzm.Dr.Ferruh Baş. All Rights Reserved. Designed By Green White SEO

Search