Çocuklarda Atopik Dermatit - Egzema

Atopik dermatit (atopik egzama) çocukluk çağının “en sık” görülen cilt hastalığıdır. Kronik, tekrarlayıcı, kaşıntılı ve yangısal bir hastalıktır. Gelişmiş toplumlarda sık görüyor ve her geçen gün bizim ülkemizde de artmakta. Atopik dermatitin tedavisi bazen çok zor olabiliyor ve anne-babaları oldukça uğraştırabiliyor. Ebeveynlerin kafasında birçok soruya neden olan bir hastalık AD. “Neden oluyor? Ne yapmalıyız? Kaç yaşında geçer? Gıdalarla ilgisi var mı? Şampuanını değiştirsek mi? Özel temizlik ürünleri almalı mıyız?” gibi sorulara cevap vereceğiz bu yazımızda.

Değerli anne-babalar, atopik dermatit (AD), atopik yapılı kişilerde ortaya çıkan bir hastalıktır. Atopik demek kanda immunglobulin-E’nin aşırı üretimine bağlı olarak gelişen; allerjik bünyeli olan insan demektir. Ailesel geçiş gösterir.  Atopik bünyeli çocuklarda alerjik rinit, alerjik astım ve alerjik konjuktivit gibi hastalıklar daha sık görülür. Atopik dermatitli hastaların yarısından fazlasında astım, dörtte üçünde ise alerjik rinit gelişir. Hastalık genellikle bebeklikte, 3-6 ay arasında başlar. Çoğu ergenlikte düzelirken yüzde 10-30’luk bir bölümü iyileşmez, uğraştırır.

Peki bu hastalıkta, deride neler olmakta? Hastalık nasıl oluşuyor? Hastalığın hücresel düzeyde oluşumunda iki olay var: Derinin yapısında-fonksiyonundaki bozukluk ve deri enflamasyonu (yangı). Bu olayların temelinde yatan neden ise kesin bilinmiyor. Sebebe yönelik bazı teoriler var.  Kesin olmadığı için teorilerden bahsetmeyeceğim.

Atopik dermatitin bulguları, lezyonların şekli ve yerleşimi yaşa göre değişmekte. Açacak olursak:

  1. Bebeklik dönemi (2 yaş altı): Yanaklar veya saçlı deri ve kol-bacakların dış yüzeylerinde kızarık, kaşıntılı, genellikle kuru ve bazen sulu lezyonlar görülür, şiddetli olgularda akıntılı ve kabuk tarzı lezyon izlenir.
  2. Çocukluk çağı/okul çağı (2-12 yaş): Kol ve bacakların iç yüzleri,  el-ayak bileği iç yüzleri ve boyunda lezyonlar görülür.
  3. Ergenlik (13 yaş ve üstü): Hastalık çok daha lokalizedir ve kronik lezyonlar görülür. Çoğu olguda kıvrım yerlerinde lezyonlar vardır.

Atopik dermatitin ortaya çıkış sürecinde besin alerjilerinin yeri oldukça önemli. Burada atopik yürüyüş denen bir durumdan bahsetmek istiyorum. Atopik yürüyüş, bir alerjik duyarlanma süreci ve erken çocukluk döneminde besin alerjisi şeklinde başladığı düşünülüyor. “Yumurta, inek sütü, buğday, soya ve fıstık”, bebeklik döneminde en sık suçlanan besinler olup; ilerleyen dönemde balık, kabuklu deniz ürünleri ve kabuklu çerezler sorumlu tutuluyor. Besin alerjileri;  oluş zamanlarına göre ya da immunolojik mekanizmalarına göre erken tip- kombine tip ve geç tip olmak üzere 3 şekilde ortaya çıkabiliyor. Erken tip besin alerjileri gıdanın alımından sonraki ilk 2 saat içinde gelişiyor ve genellikle ürtiker tarzında. Kombine reaksiyonlar, besin alımından en az 2 saat sonra başlıyor ve AD lezyonlarında alevlenmelere neden oluyor. Geç tip reaksiyonlar, besinin alımından sonraki 6-48 saat içinde başlıyor ve egzema bulgularında artmaya yol açıyor. Burada belirtmek istediğim bir şey var; Besin alerjileri erken dönemde daha ağır ve sık görülürken yaşla birlikte genellikle geriliyor.

AD konumuz içinde başka bir alerjik süreçten bahsetmek istiyorum, solunum yoluyla alınan alerjenler konusu. Biz buna aeoallejenler diyoruz. Soluduğumuz havada bulunan bazı maddeler solunum alerjilerine, daha sonra da ciltte görülen alerjik durumlara katkıda bulunabiliyor. Ancak doğrudan bir ilişki gösterilemedi. Şöyle ki aeroallerjenler, vücutta yangısal süreci tetikliyor; ancak bunun atopik dermatite yol açtığından emin değiliz. “Ev tozu akarları, polenler, hayvan epiteli ve mantarlar” en iyi bilinen aeroalerjenlerdir. Bunlar alerjik rinit ve alerjik astım gibi solunum yolları hastalıklarında rol oynayan alerjenlerdir.

Gelelim bu hastalığın tanısına. Aslında doktorunuz klinik tabloya bakarak AD tanısını koyabilir. Rutinde-hafif olgularda kan testi ya da deri-alerji testlerine gerek yok. Çünkü günümüzde AD tanısında ve tetikleyici faktörlerin ortaya konulmasında kullanılabilecek duyarlılığı ve özgünlüğü yüksek, uygulanması kolay bir test bulunmamakta. Bazen çok ağır olgularımızda testler negatif çıkmaktayken, bazen de testlerin yüksek pozitif olduğu çocuklarda klinik son derece hafif olabiliyor. Ancak dirençli vakalarda ve besin alımından sonra deri belirtileri şiddetlenen hastalarda deri testleri gerekebilir. Tanıya giderken “atopik dermatite özgü lezyonlarının varlığı, bunların tekrar edici olması ve ayrıca bebeğin ve/veya ailesinde alerjik başka hastalıklar eşlik etmesi” çok önemli.

Şimdi geldik en çok merak ettiğiniz konuya, yani tedaviye. Atopik dermatitte sorun, derinin üst katmanında(epidermis) olduğu için, en önemli ilaçlar kremlerdir. Kremlerin başında nemlendiriciler gelir. Cildin nemlendirilmesiyle kuruluk, kızarıklık ve kaşıntı da geriler. Çoğu olguda uygun nemlendirici ile sorun tamamen çözülebilir. Nemlendirici seçiminde dikkat etmeniz gereken şey, duyarlılık oluşturma olasılığı düşük, parfüm içermeyen, koruyucu oranı az ve güvenilir olanı tercih etmektir. Nemlendiricinin etkinliği, her çocukta aynı olmayabilir. Belli bir krem bir çocukta çok işe yararken diğerinde yaramayabilir. Ona uygun başka nemlendirici önermek gerekir. “Üre veya propilen glikol” içeren nemlendiriciler çocuklar için uygun değildir. Nemlendirici kremin kullanım sıklığı hastalığın seyrine göre günde 1-3 kez olabilir. Banyodan sonraki beş dakika içinde uygulama oldukça etkilidir. Banyo deyince sık banyo yaptırılmasını önermiyoruz. Bu bebeklerimizde özel şampuanlar ve sabunlar tercih edilmeli.

İkinci olarak tedavide kullandığımız başlıca ilaç, kortikosteroid(kortizon grubu) içeren kremlerdir. Hem atakların kontrolünde, hem de uzun süreli tedavide oldukça etkilidirler. Çocuklarda tercih yaparken dikkatli olunmalıdır. Kullanılacağı yere ve çocuğun yaşına vb. göre doğru güçte ilaç tercih edilip uygun dozda verilmelidir. Bebeklerde güçlü ilaçlardan sakınılmalı, yüz-göz kapağı ve genital bölgelerde ekstra dikkatli olunmalıdır. Nemlendiriciden sonra steroidli krem sürülecekse aradan bir saat geçmesini öneriyoruz. Bazı olgularda lezyon bölgesinde bakteriyel enfeksiyon olabiliyor. Bu durumda antibiyotikli kremler veriyoruz.

Değerli anne-babalar, atopik dermatit ya da diğer adıyla atopik egzema oldukça inatçı, bazen çözümü çok zor olan bir hastalık. Sabırla uygun olan tedaviyi bulmak gerekiyor. Doktorunuzun tavsiyelerini uygularken işinizin zor olabileceğini unutmayın. Ve umudunuzu kaybetmeyin. Sağlıkla kalın.

© 2018 Uzm.Dr.Ferruh Baş. All Rights Reserved. Designed By Green White SEO

Search